22 Mart 2018 Perşembe

Uzun Uzun

Uzun uzun bir yağmuru okudum,
Uzun ıslığını taşıdım rüzgârın,
Uzak bir kıyıya mektup yolladım.
Döndüm, derinde dövdüm kendimi.
Duydum, kırıldı içimde tuz sesi
Bir derine ağladım.
(Keder saldı içime bir denizden bir midye,
Taşı gördüm ağırlık indi dilime)
Engin de kendinden uzağı özlermiş
Ufuk bir şey değilmiş bana, gördüm.
Hayal kıvamıymış aşk,
Gülün kokusunu bademin neşesini
istedim.
Ah bilemedim de nasıl geniştim,
Koşup kapaklanayım bir kucak istedim.

Özdemir Asaf Bir Gece

Bir gece,
Gecede bir uyku..
Uykunun içinde ben..
Uyuyorum,
Uykudayım,
Yanımda sen.
Uykumun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben..
Bir yere gidiyorum,
Delice..
Aklımda sen.
Ben seni seviyorum,
Gizlice..
El-pençe duruyorum,
Yüzüne bakıyorum,
Söylemeden,
Tek hece.
Seni yitiriyorum
Çok karanlık bir anda..
Birden uyanıyorum,
Bakıyorum aydınlık;
Uyuyorsun yanımda.
Güzelce..
Özdemir Asaf

Müslüm Gürses - Asi ve Mavi

Adamlar - Hepinize El Salladım (Official Audio)







Şarkı Sözleri:
Atlar düşer krallıklar yıkılır
Kuşlar göçer 
Senden n'aber?
Tek mevsimlik çiçek gibi açıp solan
Neyin peşinde var mı haber?

Zor zamanlar olur 
Nasıl çıkarsan içinden
Omurgan öyle şekillenir
Beni sorarsanız 
Bazen cennet yeri
Bazen cehennemin dibi evim gibi

Bir akşamüstü yuvarlandım yerlerde
Bir akşamüstü sarıldım kendime 
Döndüm ve arkama baktım
Hepinize el salladım

Kendim kadar sonsuzum, bu dert benim
İçim dışım yanar döner
Günler geçer yaram bana kucak açar
Yolum ateşmiş ne fark eder

Sessizlik

Bana bağır demek kolay şimdi; Yerleri oynatırım diye korkuyorum. O ateş o acı yayılır, Toplayamam diye korkuyorum. Açsam ağzımı aklımdakileri söylesem; Yaratacağı tufandan, altında kalacak olmaktan korkuyorum. Döksem içimdekileri… Öyle bağıran haykıran birinin değil, Ölmüş birinin sesi duyulur diye korkuyorum. Kor olduğumu, Tükendiğimi, Kaybolduğumu, Görürler diye Korkuyorum.

Son İnsan Ben Miyim

Ben miyim Dokunmamak, Kırmamak, Öldürmemek için Uğraşan? Sakin, Huzurlu, Sığınılacak bir yer ararken Öyle bir yer olmaya çalışan? Ben miyim Adalete, Doğruluğa, Vicdana inanan son insan? Diğerlerini düşünen, Diğerleri için bir şeyler yapan, Diğerleri için yaşayan Bir ben miyim? Baş edebiliyorum diye Yapabiliyorum diye Sevebiliyorum diye Dünyayı taşımak zorunda olan Ben miyim?

Kimse Masum Değilmiş

Kimse masum değilmiş Herkesin bir planı varmış alttan alta Sana değer veriyorum diyip Ruhunu çaliyorlarmis İlk fırsatta çiğneyip gectiklerinin Kalbin olduğunu bile farketmiyorlarmış Kendini seviyormuş herkes Sen severken öldürüyorlarmış Bir cümleyle seni

Alıp Gitmek Ruhumu

Bu sefer ben de emin değilim Ne olduğuna Alıp gitmek birinin ruhunu Bu kadar kolay olmamalı Alıp gitsen bile Senin de yok olmalı içinde bir şeyler Seninde canın acımalı Hep eksik olmalı kalbinin Benim aldığım parçalarından biri

Söz Birikimi

“Ben, binlerce kelimenin kifâyetsiz kalışına tanıklık ettim, hüzün benim mutlak kaderim. Hor görülen ve örselenen bir kalp eskisi gibi çarpar mı? Gözyaşlarımla suladığım, yüzüm, gülebilir mi? Benim içimde saklı tuttuğum ve her gece duvarlarıma çarpan çığlıklarımla, ben olabilir miyim? Dediğin gibi, “eskisi gibi” değilim, evet. İçimde bir karanlık büyüttüm ki beni sarsın, ve kor alevlerden korusun. Sustum şimdi, ne siyahlarda gözüm ne beyazlarda. Benim yolum gri olma yolu. Her şeyin hiç olduğu yol, kanatlarımız yanacak..“

23 Şubat 2018 Cuma

Engüzel Aşk Sözleri

En güzel kısa aşk şiirleri 2018 – Sayfamızda amatör ve ünlü şairlerden bu konu ile ilgili şiirleri bulabilirsiniz. Sizlerde kendinizden en güzel aşk şiirleri kısa olacak şekilde yorum bölümünden gönderebilirsiniz. Şimdi buyurun okuyun ;
Hep seni sevdim
Yaz kendini anlatırken yaprak yaprak
Günler ne çabuk akıp geçti sevgilim
Yüzyıllar geçti sanki aradan
Yollar yollar boyunca yan yana
Hangi yokuşu çıktıysam seninle
Kuşlar uçuştular saçlarından
Hep seni sevdim, silinmez izi
Sevimli şaşkınlıklarımın o yazdan
Kır kahveleri kuş sürüleri sonra
Konuşmadan oturduğumuz masa iskemle
Demli çay, demli çayın buğusu
O yaz daha mutluydu seninle
Senin mavi miydi ya kalbinin sesi
Bir saat gibi işlerken kendiliğinden
Yine buluştu gözlerimiz sevgiler üreten
O yaz seni ne çok sevdiğimi
Öğrendim bir akarsuyun sessizliğinden
Bulutlardan bulutlara çıkardım o yaz
Çiçekler suladım her günbatımı
Çocuklarla konuştum hüznü unutturan
Yalansız hilesiz sevdim seni
Çiçekler çocuklar ezgiler içinde
———–
Seni Seviyorum
seni seviyorum
çağladıkça coşan su
estikçe dellenen rüzgar
ekildikçe anaçlaşan toprak
öğütler bunu bana
seni severken
türküden türküye geçer ırmak
toprak yaz yağmurlarıyla oynaşır
öğle tozlarıyla dolanır rüzgar ufku
adınla uyarırlar beni
seni seviyorum
bağda çilenen salkım
dalda allanan meyva
öttükçe kendini tüketen kabakçı kuşu
öğütler bunu bana
seni severken
yaz güneşi şehvete boğar bahçeyi
kükürt adetleriyle solar bağ yaprakları
ballı incirde yaşar-bin bir cilveli-aşklarını
turunç gerdanlı kuşlar
haberler getirir sağdıçlarım
gül kurusu mektuplar
seni seviyorum
hayra yorulan düşler
ceviz sandıkta bekarlığının gül suları
taş yastıklarda zümrüdüanka kuşları
öğütler bunu bana
——–
Aşk Var
Yıkandım, bütün sular tenime değdi
Atlasıma yeni dağlar ekledim
Yeniden tasarladım kitabımın kapağını
Seni sevdim, yazdıklarım aşka ilişkin
Bana yeni incelikler kazandıran sevdanın
Sularında yüzüyorum, ruhuma değiyor sular
Evet seni sevince öyle oldu, şaşırdım
Dallarımda zerdali, yelkenimdeyse rüzgâr
Kırgınlığa uyaklı şiirler yazıyorum
En az kırk yerinden yırtıktı kalbim
Gör yarışa kalktım büyük akan nehirle
Aşk var, köprü aramam karşıya geçmek için
——-
Senin İçin / Cenap Şehâbeddin
Sesin işler gibi bir şûh kanat gamlanma,
Seni dinlerken olur kalbim uçan kuşlara eş;
Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş,
Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma.
Doğuyor ömrüme bir yirmi sekiz yaş güneşi,
Bir kuş okşar gibi sen saçlarımı okşarken.
Koklarım ellerim gülleri koklar gibi ben;
Avucundan alırım kış günü bir yaz ateşi.
Gönlüme avdet eder her unutulmuş nisan
Ne zaman gençliğini yolda hırâman görsem.
Eskiden pembe dudaklarda dağılmış busem
Toplanır leblerime, bir gece dargın olursan.
Seni zambak gibi gördükçe açık pencerede
Gül açar bahtımın evvelki hazanlık korusu.
Genç eder ufkumu hülyâlarımın genç kokusu;
Sorarım ak saçımın örttüğü yıllar nerde?
Cebhemi varsın o solgun seneler soldursun
Yeni yıldız gibi doğdukça güzel her akşam,
Gençliğin böyle benimken kocaman, hiç kocamam .. .
Ruhûm, ölsem bile ben, sen yaşayan ruhûmsun
———-
Hiç Sıkılmam Ki Ölmekten
Kapımda ayak sesleri
Hiç bitmeyen bir sevdaya nöbet tutuyor
Fakat bilmezler ki bu adam
Sebepsiz dışarı çıkmıyor.
Öyle ya
Ya siz sıkılacaksınız beklemekten
Ya da ben sıkılacağım sıkılmaktan
Fakat yine de bahsetmeyeceğim
Dışarıya çıkmaktan
Ama olsun, çekilirim bir kenara öylece
Bir sevda masalı daha yazarım kendimden
Kendime aşık olur ve kendimi öldürürüm
Tekrar diriltip tekrar aşık olurum
Hiç sıkılmam ki ölmekten.
O da olmadı
Bir avuç kalp sunarım size, çirkinlikten yoksun
Ya kanıp gidersiniz sevinçten
Ya da bir şair oluverirsiniz aniden
Bir yanıma kan tükürürüm o zaman
Bir yanıma gözyaşı
Ama yine de sebepsiz çıkmam dışarı.
——–
BİLMEM…BENİM HİÇ SENİM OLMADI Kİ…
Bilmem öyle delice sevmeleri
Katıksız…
Bir çift gözde kaybolmak ta neymiş ?
Anlamsız yaşarım hayalleri,
Bilmem…Benim hiç SEN im olmadı ki…
Kalp çarpıntısı nedir ? anlamam.
Aşkın sesi titretmez nefesimi,
Dalıp gitmem sonsuz hayallere,
Hiç yaşamam bahar mevsimi.
Bilmem…Benim hiç SEN im olmadı ki…
Elimi avuçlayan bir el özlemedim hiç,
Saçımda dolaşan bir nefes…
Bu kalp şaha kalkar mı bende ?
Kanar mı böyle derin ve ince ?
Bilmem… Benim hiç SEN im olmadı ki…
Uzun saatler beklermiyim aşkı kapımda ?
Sonsuz acı ıdır bu özleyiş ?
Yarin yüreğini duymak mıdır ta derinde ?
Issız bir köşede ve yapayalnız…
Bilmem…Benim hiç SEN im olmadı ki…
Dilim susar ,aşk sözleri yok lugatimde,
Ne kadar sıradan, haince…
Bulamaz mıyım O’na diyecek bir tek hece?
Adını ta içime çeke çeke …
Bilmem…Benim hiç SEN im olmadı ki…
Herşeye sırtımı dönerim de ben ,umarsız…
Sevgiye aç mı kaldı ruhum hoyrat ellerde ?
Bu hayat benim mi ? Kim bu aynadaki ?
Ne çabuk geçti yıllar,sen sendemiydin deme!
Bilmem…Benim hiç SEN im olmadı ki…
Gülüşü bir yaşama bedel mi ? Bu mu yar ?
Bakışı da öldürmeyen bir kurşun öyle mi ?
Ağlamayı unutmuş gözlerde nem mi var ?
Dinle…Susmuyor mu içimdeki çocuğun sesi ?
Bilmem…Benim hiç SEN im olmadı ki…
Aşkla hüzün kardeş mi yoldaş mı böyle ?
Biri böyle mi vicdansızca hayatı geçirir ele ?
Güç tükenir hayal mi devam eder ? Söyle !
Nasıl diyeyim seni delice seviyorum ! diye ?
Bilmem… Benim hiç SEN im olmadı ki…
Oldu mu SEN söyle !!!
———
Seviyor musun?
Seviyor musun? diye sorma bana.
Git diyen sensin.
Ne ayrılmayı,ne de yaşanacak aşkımızı toprağa gömmeye hazır değilim.
Senin kadar hırçın dalgayım ben de,senin kadar korkağım
Bir dokunuşla yıkacak,yakacak kadar isyandayım;
ama inandıramadım seni sevgime.
Sen yargılarken beni beyninde,bense gözlerinin içine bakıp ağlıyordum.
Bir tek ağzından çıkacak söze bağlıydı.
Oysa sen suskunluğu seçmiştin.
Aşkın içine birkez girdimi ama ,niçin,keşke ve kuşku teslim alıyor her zerremizi;
ama ama yalanı sokmadım ikimizin aşkına.
O aşk ki bazen bir kirpikten süzülen damla bazende okyasının ortasındaki yakamoz.
Nasılda seninle geçen saatler güzeldi.
Bu yalancı dünyamda zaten sen vardın hepde sen olacaksın, herşey ne güzeldi;
ama sen bunada inanmadın.
Ahh bu amalar,keşkeler,sorular yokmu..
Yaşamak varken şu sevdayı,aşkı delicesine bu amalar bu keşkeler bu sorularla neden boğarız aşkımızı,sevdamızı?
Nasıl nasıl inandırabilirim seni?
Ben seviyorum dedikçe,sen inanmadın. aşagıladın, kaçtın benden!
Zaten sevgini söylemeyip,kırıcı sözler ne varsa suratıma haykırdın.
Bilmeden meğer sana zarar vermişim.
Nasıl üzmüşüm seni oysa seni kırmamak için içime atardım isyanlarımı,geceler boyu ağlardım yeterki sen gözyaşımı görüp üzülmeyesin diye.
Demek ki gitmemin zamanı gelmişte geçiyor.
Gençliğine sığınır unutursun bu buğulu gözleri,bu sevdamı.
Huzurlu değilim diyordun ya,huzurlu ol artık.
Gülüşlerimi,buselerimi, sana olan aşkımı’da alıp gidiyorum.
Gidişim yürekten değil.
Zorunluluktan yeter ki huzurlu mutlu ol diye.
Sanma ki benden sakladığın duygularının farkında değilim.
Beni her gittiğin yere götüreceksin çünkü ben senin gözlerinde,yüreğinde olacağım.
Ne yazık ki toz duman edemedim sana olan duygularımı.
Busemin kokusu kalacak göğsünün üstünde bizi bir imkansızlığa mahkum ettiğini anlayacaksın, ama çok geç olacak çünkü ben ölmüş olacagım
Şair: mehmet
———-
Sevgiliye
O kadar yakınsın ki bana,
Bir o kadar da uzak,
Sanki ilk defa aşık olmuş gibiyim,
Uzana bilsem bir adım kadar yakın,
Ama sanki ayaklarıma prangalar vurulmuş,O bir adımı atamıyorum,
Sadece seyrediyorum seni,
Dizlerine yatıp, elini sımsıkı tutmak istiyorum,
Gökyüzüne bakar gibi,
Gözlerine dalmak istiyorum,
Sana bakarken prangaların ayağıma değil,
Yüreğime vurulduğunu hissediyorum,
İçin için yanan yüreğime,
Seni sevenin ben değil,
Yüreğimin olduğunu anlıyorum,
Yüreğim senin dostluğunu istiyor,
Yüreğim senin sıcaklığını istiyor,
Kırmamı söylüyor zincirleri,
Ve ilk defa kırmaya çalışıyorum,
Doğru bildiğim şeyleri atıveriyorum bir tarafa,
Sırf sana daha yakın olabilmek için,
Zincirlerle bağlı yüreğimi bırakıveriyorum,
Bir kuş gibi ormana,
Yüreğim bir kuş oluyor senin yanında,
Ürkek bir kuş,
Soğuk bir havada titreyen üşümüş bir kuş,
Çok şey değil istediği yüreğimin,
Sadece dostluğunu ve sıcaklığını istiyor,
Senin sıcaklığını,
Sonra kanat çırpıp uçmak istiyor seninle,
O güzellikleri seninle paylaşmak istiyor gökyüzünde,
Dünyadan uzak yüreğim seninle
————
HAKKIMI HELAL ETMİŞİM
Sen bendin ve…
Ben seni bulmuştu…
Nasıl olmuştu ? Bilmem…
O gün…içime doğmuştu.
Bildiğim herşeyi unutacaktım,
Hoyrat rüzgarlar alıp götürecekti beni,
Sırların en büyüğü olacaktın
Dayanılmaz özlemler içimi eritecekti.
En derin köşesinde ruhumun,
Sarılmaz kanayan yaralar deşilecekti.
Ve ömür boyu bitmeyen bir AH ‘ın
İlk tohumları çaresizce yeşerecekti.
Ben…ben ki acizlik yok sözlüğümde,
Şimdi ise ilk sırada , gözümün içinde!
Sen…tuttun yamacımdan,ne istedin de
Yaklaşma bana,yaralıyım,hırpalama diyemedim de…
Ah ediyorum sanma sevdiğim,sensiz hiçmişim,
Hayat değirmeninde eriyip gitmişim,
Kırıntılarımdan yeniden doğdum seninle,
Sonsuza kadar HAKIMI HELAL ETMİŞİM…
——–
GÖZLERİNE BAKARKEN
Gözlerine bakarken
güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
kayboluyorum…
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:
sırrını her gün bir parça veren
fakat hiç bir zaman
büsbütün teslim olmayacak olan…
Şair: Nazım Hikmet
———-
Artık Sevemiyorum
O baslamisti seni seviyorum diye
Bende sevmistim ölesiye
Gezip, dolasir, konusur kene
Bende kanmisim onun her sözüne.
Nerden bilirdim sonunun böyle gelecegini
Bir anda beni terkede bilecegini
O mavi gözlerin yalan söyleyebilecegini
Bir anda dünyami yakabilecegini
Bilmen simdi basksini severmi
Onuda sonunda benim gibi edermi
Yalniz sunu biliyorum
Tek onu sevdim baskasini sevemiyorum.
—–
Bir şarkı duyarsan sevadadan yana
Bir şiir okursan gözyaşı dolu
Ve hüsran olursa her aşkın sonu
Hatırla sevgilim beni hatırla
Sussun bütün şarkılar,
Son bulsun hepsi,
Seni hatırlatan ne varsa,
Ne kaldıysa geriye,
Neyle yetinmişsem bu güne,
Yaşamımla birlikte son bulsun,
Yeter ki
yalnız kendini al git anılarımdan
ancak böyle kurtulurum günahlarımdan
nasıl girdiysen çık rüyalarımdan
benim için sen, hayalsin artık
O suskun akşamın her saatinde,
Kaç gece ağladım duyan olmadı,
Yıllarca yaşadım kalbim dolmadı,
Karşıma gerçekten seven çıkmadı.
Kimisi kul etti, kimisi köle,
Mutluluk yerine verdiler çile,
Hasreti sapladım şimdi kalbime,
Karşıma gerçekten seven çıkmadı. .
Sana söylediğim tüm şarkılarda,
Aşkımı haykırdım duyan olmadı,
Kendimi kaybettim hatıralarda,
Karşıma gerçekten seven çıkmadı. .
Yalnız bir mevsim değil
Yalnız bir bahar değil
Her zaman her yerde bil
Ya seninle ya sensiz!
İstersen öldür beni
İstersen güldür beni
Gün gibi güneş gibi
Ya seninle ya sensiz! .
Olmasa da sevenim
Ağlayanım gülenim
İlk sözüm son yeminim
Ya seninle ya sensiz!
İstersen sevme beni
İstersen bekle beni
Taş gibi toprak gibi
Ya seninle ya sensiz! .
Ya hep ya hiç sevgilim
Ya seninle ya sensiz
Olamaz başka biri
Ya seninle ya sensiz!
İstersen al at beni
İstersen yarat beni
Dağ gibi deniz gibi
Ya seninle ya sensiz!.
Ansızın kayboldun köşe başında
Zamansız bir deprem koptu bağrımda
Kendimi kaybettim işte o anda
İnan ki dünyayı yıkasım geldi!
Ardına bakmadan gittin o gidiş
Kalbimi koparıp atasım geldi
Bu veda gerçek mi inanamadım
Başımı taşlara vurasım geldi! .
Ellerim titredi veda ederken
Yalvarıp “dur gitme” diyesim geldi
Sen gittin karardı gözümde dünya
O anda orada ölesim geldi! .
Ve seni kaybetmek yok mu
Bulduktan sonra seni kaybetmek
İşte o beni yakan, yıkan, solduran
Ses versem de duyamazsın artık
Yüreğimde kan, gözlerimde kan, dudaklarımda kan.
O seni özlemek yok mu
Saçlarını, ellerini, dudaklarını özlemek
Uzun uzun gözgöze gelmek seninle
Seninle bir olmak, beraber olmak, sevişmek
O seni gizlemek yok mu
Kuşlardan, çiçeklerden bile kıskanıp gizlemek
Seni saklamak içimde delice, divanece
Öylece yaşamak seni, öylece sevmek.
O seni düşünmek yok mu
Geceler dolusu seni düşünmek
Sarılmak karanlıklara sen diye
Sen diye kucaklamak yorganı okşamak, öpmek
O seni beklemek yok mu
Her gün sabahlara dek uykusuz beklemek
Ahh, ayak sesleri, kapı gıcırtıları bilemezsin
Bir defa yaşamaktır o, bin defa ölmek.
Ne büyük bir aşktın anlatamadım
Kimler gelip geçti unutamadım
Uğrunda mevsimler yıllar harcadım
Yine de ben senden vazgeçemedim. .
Aşkın ateş oldu kahrolmam için
Hasret kurşun oldu vurulmam için
Günler asır oldu yıkılmam için
Yine de ben senden vazgeçemedim.
Gözlerin bir kilit vurdu gönlüme
Senden başkasını hiç sevemem
Ne engeller koydu kader önüme
Yine de ben senden vazgeçemem.
Nasıl unutulur böyle sevgiler
Neler yaşamıştık bir düşün neler
Her köşede durur senden gölgeler
Var git gözlerimden, var git bu akşam
Aldığım her nefes seni fısıldar
Gelir ta kalbimden vurur şarkılar
Sana mı sözlenmiş bütün akşamlar
Var git anılardan, var git bu akşam.

Dünyada Sevgililer Günü

Dünyada Sevgililer Günü  

İlk Sevgililer Günü kartını Amerikalı Ester Howland 14 Şubat 1800 yılında yollamış. Bu günden sonra bu dünyada birçok ülkeye yayılmıştır ve dünyada ticaretin canlandığı bir dönem haline gelmiştir.
Bu günde sevgililer ve evli çiftler birbirine kartlar, çiçekler, hediyeler ve çikolatalar yollarlar. Birbirlerine olan sevgilerini sözlerle ve şiirlerle ifade ederler.
Bu günün özel geçmesi amacıyla romantik yemekler, hediyeler ve bunun yanında evlenme teklifinin de gerçekleştiği bir gün olmuştur.
Bize destek olmak için Sevgililer Günü yazımızı sosyal medyada paylaşmayı ve bizi FacebookTwitter, Google+Pinterest ve Instagram hesaplarımızdan takip etmeyi unutmayın.
Siz de Sevgililer Gününe özel mesajlar ve ilginç bilgileri bizimle yorumlar kısmına ekleyin, paylaşalım.

2018 de 14 Şubat Sevgililer Günü Anlamlı Aşk ve Sevda

Her yıl 14 Şubat dünyanın birçok yerinde Sevgililer Günü olarak kutlanmaktadır. 2018yılında 14 Şubat Sevgililer Günü Çarşamba gününe rast geliyor.
Günümüzde 14 Şubat Sevgililer Günü sevgililerin birbirlerine hediye aldığı, birbirlerine güzel kartların gönderildiği ama artık teknolojiyle beraber sevgiliye romantik, duygusal  gönderildiği, evlilik tekliflerinin edildiği, yemeklerin yendiği piyasanın maddi kaynaklı para akımının arttığı bir gündür.

Sevgililer günü ile ilgili birçok görüş vardır.
Şubat ayının aşk ile anılması antik çağlara dayanmaktadır. Antik Yunan’da ocak ve şubatın ortası Gamelyon olarak Zeus ve Heranın evliliğine adanmıştır.
Antik Roma’da 15 şubat Lupercus onuruna Lupercalia günü olarak kutlanmaktaydı.
15 Şubat gününde Lupercusun din adamları onun adına keçi kurban ederlerdi. Daha sonra kafalarına koydukları keçi derisi ile Roma sokaklarında bereket tanrısı Lupercusu temsilen dolaşırlar ve herkese dokunurlardı. Genç kızlar bu temsile dokunmak için bereket tanrısının dokunuşlarından paylarını almaya çalışırlardı.
Lupercia bayramının arifesinde 14 Şubatta genç kız ve erkeklerin isimleri çekilerek bu günü çift olarak geçirme alışkanlığı vardı. Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış. Bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı.
Bu birliktelikler birbirine âşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.
469 yılında Papa bu Gayri-Hristiyan bayramı yasaklayarak sadece kura çekilişine izin verdi. Fakat bu kurada da artık kız-erkek çekilişi yerine kızların yerine azizlerin isimleri ile kura çekilmeye başlanmıştır.

Aziz Valentine Günü ve Sevgililer Günü

Sevgililer Günü ile ilgili en kabul göreni şudur. Köken olarak Roma Katolik Kilisesine üye Valentine isimli bir rahip adına kutlanan bir bayram olarak başlandığı düşünülmektedir.
Bundan dolayı bazı ülkelerde hala adı “Aziz Valentine Günü” ya da “St. Valentine’s Day” diye de geçmektedir. Valantine kelimesi batıda Sevgili, hoşlanılan kişi anlamlarında da kullanılmaktadır.
Katolik Ansiklopedisine kayıtlı 14 Şubat tarihinde inancı yüzünden öldürülen 3 Aziz Valantine ’ye rastlanmaktadır.

İmparator II. Claudius, Roma’yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Claudius için en büyük problemlerden biri ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Bunun da en önemli nedenini Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememesi olarak görüyordu. Bu yüzden Roma’daki tüm evlilikleri kaldırdı.
Aziz Valentine de Claudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. İmparator Claudius’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat’ı Hıristiyan şehitliğine gömüldü.
Bazı kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi Hıristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine. 14 Şubat 270 yılında ölen Valentine’nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmı

Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine’nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine’i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürdü.
Aşk ile Valentine arasındaki bağlantıya neredeyse hiçbir kaynakta rastlanmamaktadır. Kimi tarihçilere göre bu bir efsanedir. 14 Şubat 496 tarihinde Papa Galasius bu günü Valantine adına kutlama günü olarak ilan etmiştir. Ancak 1969 yılında Aziz Valantine günü kilise takviminden çıkarılmıştır.

Aşkımız Sevdamıza En Güzel Sözler


Sevgiliye güzel sözler ile ilgili olan bu makalemizde birbirinden güzel sözler, mesajlar bulacaksınız.

Ama sevgiliye güzel sözler yazımıza geçmeden önce “sevgili nedir?” ona birkaç kelime ile değinelim. Türk Dil Kurum’una göre sevgili: sevgi duyulan, sevilen, aşık olunan kimse anlamına gelir.
Sevgili kelimesi günümüzde artık çok kolay kullanılsa da çok derin anlamı vardır. Sevgiliye olan aşkımız bazen; sevgiliye güzel hediyeler ilebazen sevgiliye güzel şiir ile, bazen sevgiliye romantik mesajlar ile, bazen sevgiliye etkileyici, kısa, uzun, anlamlı güzel sözler ile ifade ederiz.
Çoğu zaman sevgiliye güzel kelimeler, sevgiliye etkileyici sözler, sevgiliye güzel hitaplar bulmak zor olur. İşte sevgiliye güzel sözler yazımız bu sorunu çözecek diye düşünüyorum.

Sevgiliye Güzel Sözler

Diyorsun ki; Bеn sаnа gönlümü vеrdim. İyi ԁе gönül ԁеԁiğin nеԁir ki еy sevgilim. Bеn sаnа hiç gönlümü vеrir miyim? Çünkü gönül ԁеԁiğin toprаğа girincе toz olur, toprаk olur. Bеn sаnа ruhumu vеririm. Çünkü ruhum sеnԁе sonsuzluk olur!

Bırаkаcаğım еli hiç tutmаm, tutаcаğım еli isе hiç bırаkmаm. Sаhtе sevgilere gül olmаktаnsа, gеrçеk sevgilere ԁikеn olurum daha iyi sevgilim!
Gül yüzünün gülüşüne kurban olan bu can, CANAN için can olmuş, ey YAR.
Güzelliğinin bahçesinde açan taze güller, süslemiş gülüşünü canım sevgilim.
Sеni bаğrımа dеğil, bаğrımı vе bаşımı аyаğının аltınа bаstım. Yüzüm, gözüm toprаk olаcаk, аmа gönlüm ԁаimа senin aşkınla kokаcаk.
Güzеlliğin bir ԁаmlаsı olаn bir tek GECE için uykuyu hаrаm еtmеk çok ԁеğilsе, güzеlliğin kаynаğı olаn SENİN için bir ömür fеԁа еtmеk аz bilе…

Tek Hece Aşk


  1. AŞK Gel ey sevgili istersen yar ol gel, İstersen yara, Ne gönlümün derdini sor bana, Ne sararan yüzümü sor, Ey gönlümün sol yarısı, Aklıma koydum seni aklım almadı, Kalbime koydum seni sana doymadım, Arşımın aşkı yar, Aşk sandığın kadar değil yandığın kadar.. TEK HECE Var mı beni içinizde tanıyan? Yaşanmadan çözülmeyen sır benim. Kalmasa da şöhretimi duymayan, Kimliğimi tarif etmek zor benim… Bülbül benim lisanımla ötüştü, Bir gül için can evinden tutuştu, Yüreğime Toroslar’dan çığ düştü, Yangınımı söndürmedi kar benim… Niceler sultandı, kraldı, şahtı, Benimle değişti talihi, bahtı, Yerle bir eyledim tac ile tahtı, Akıl almaz hünerlerim var benim… Kamil iken cahil ettim alimi, Vahşi iken yahşi ettim zalimi, Yavuz iken zebun ettim Selim’i, Her oyunu bozan gizli zor benim… Yeryüzünde ben ürettim veremi, Lokman Hekim bulamadı çaremi, Aslı için kül eyledim Kerem’i, İbrahim’in atıldığı kor benim… Sebep bazı Leyla, bazı Şirin’di, Hatrım için yüce dağlar delindi, Bilek gücüm Ferhat ile bilindi, Kuvvet benim, kudret benim, fer benim… İlahimle Mevlana’yı döndürdüm, Yunus’umla öfkeleri dindirdim, Günahımla çok ocaklar söndürdüm, Mevla’danım, hayır benim, şer benim… Benim için yaratıldı Muhammed, Benim için yağdırıldı o rahmet, Evliyanın sözündeki muhabbet, Embiyanın yüzündeki nur benim… Kimsesizim, hısmımda yok hasmım da, Görünmezim, cismimde yok resmim de, Dil üzmezim, tek hece var ismim de, Barınağım gönül denen yer benim… Benim adım aşk. CEMAL SAFİ


EY AŞK SEN NELERE KADİRSİN Aşkın Anlamı

Ey Aşk sen nelere kadirsin…
An olur göz görmez olur sana düşünce, an gelir bir el uzanmaz yere düşünce…
An gelir ruhumu alır sarmalarsın sıcacık bakışlara, an olur gark edersin son bulmaz kara kışlara…
Gün gelir bir kıvılcım olur düşersin yüreklere, gün gelir büyürsün yangın olup talan edersin…
Gün gelip yol alır senle yürekler umudun maviliklerinde, gün gelir alır yutarsın, kaybolur gider sevdalılar karanlığının derinliklerinde…

Ey Aşk sen nelere kadirsin…
Olmazı oldurur, öldü denilen aciz bedenlerimize yeniden can verirsin…
Gün gelir yaşamak dediğin zorunlulukta her gün binlerce kez öldürürsün…
Senle huzur bulurken ruhlarımız bir bedende…
Gün https://www.sozunenguzeli.com/ask-sozleri/ask-siirleri/.html gelir ecel olup, çığlık çığlığa söker alırsın…
Ve bilirim zalimsin… Bir an bile gözünü kırpmazsın…
Sen en kuytu acıları biriktirirsin koynunda…
En dayanılmaz sancılara gebe saatler geçer çemberinden…
İlmek ilmek acıyı işlersin gizliden yaşamak sevdalısı gönüllerimize…
İnceden inceye dokunur kirli ellerin tertemiz yüreklerimize…
Sen; sorgusuz kapılarımızı çalan, ansızın yüreklerimize düşen adı konulmamış en büyük yalansın Aşk…

sevdanın Aşkı

AŞK



Aşk'ın Gözleri Ve En Güzel Sözleri insan var olduğu günden bugüne üzerinde en çok yazılan, çizilen konu olmuştur . Aşk her insanın kendi hikayesinden yola çıkarak milyonlarca yazı içerisine kendi masalını yerleştirdiği tarihe atılmış bir imzadır. Aşkın ilk soluğu, mantığın son soluğudur.
Aşk zamanın ötesinde rüya içinde bir rüyadır. Geçmiş, şimdi, gelecek gibi zaman kiplerine aldırış etmeyen, bir kalbin huzur dolu iklimine sığınıp, “çıkmayacağım buradan” diye direten, afacan bir çocuğun önde gidenidir.
Aşk bir rüyadır. Kimi gerçekten sadece hayallerinde yaşar. Kimi yaşarken gözleri ve yüreği ile görür. Bildiğin rüya işte, yaşarken yaşanan mucize; “gözü açık rüya görmek” aşkın en güzel tanımlarından biridir.
Aşk sevgisiz, emeksiz olmaz. Sevgidir ki karşılık beklenmez. Karşılık verilirse her taraf kendinden bir yürek katar ve harman başlar olmadık bir an… O harman boyunca çıkar aşkın yüceliği, derdi, kederi, sevinci, güzelliği.